RENAULT VE TÜRKİYE'DE MOTORSPORLARI
Fransa'nın dünya çapındaki otomobil üreticilerinden biri olan Renault, Dünya'da olduğu gibi ülkemizde de motorsporlarına çeşitli zamanlarda destek veren bir markaydı. 1970'li yılların başında kendi bünyesinde bir ralli departmanı kuran Renault, o dönemin Faruk Süren, Lemi Tanca, Engin Serozan, Levent Pekün gibi ünlü pilotlarını bünyesine katmıştı. Bu yapılanmanın ardından Renault Ralli Takımı ülkemizde o yılların en gözde yarışı olan Uluslararası Günaydın Rallileri'nde, 1972'de Engin Serozan, 1973'de Levent Pekün, 1974'te de Faruk Süren ile arka arkaya birincilik kazanarak firmanın Türk halkının gözünde imajını bir hayli yükseltti.
O senelerde üretilen Renault 12 modellerinin arka camına bu kazanılan üç birinciliğin çıkartmalarının yapıştırıldığı hatıralar arasındadır. Daha sonra Renault, Türkiye'de 80'li yılların sonlarına kadar Türk motorsporlarında sponsor firma olarak değil de ferdi katılımcıların kullandığı bir marka olarak yer aldı. Renault 12'nin ardından piyasaya sürülen 9 modeli de bilhassa düşük bütçeli amatör sürücülerinin ilk marka seçimi olmaya başladı. Renault 9 modelinin ülkemizdeki en büyük başarısı da 1989 senesinde Hakan Bahar'ın Türkiye Grup N Ralli Pilotlar Şampiyonluğu'nu kazanmasıydı. 1988 senesinde Marlboro Ralli ekibine menajer olan Lemi Tanca'nın o dönemde Fransa ile kurduğu iyi ilişkilerin sonucunda Francois Chatriot'nun yarıştığı Renault 11 Turbo ülkemize getirildi. Bu otomobille yarışan Finli pilot Kalevi Aho, ülkemiz parkurlarında yer aldığı süre boyunca oldukça hoş hatıralar bırakmıştı.
1989 senesinde Renault Mais, Türkiye'de ralli parkurlarına firma olarak geri döndü. O sene Marlboro Ralli Takımı menajerliğinden ayrılan Lemi Tanca'yı takımın başına getiren Renault-Mais, aynı yıl düzenlenen Yerli Otomobiller Maratonu'nu Hakan Bahar-Afşin Baydar ekibinin kullandığı Renault 11 Flash ile kazanarak ihtişamlı bir geri dönüş yaptı. O yarışta beyaz renkli, üstünde sarı siyah şeritli otomobilleri olan iki Renault 12 Toros ve beş Renault 11 modeli yer aldı ve hepsi finişe gelmeyi başardı. Daha sonra takımı 1989 Günaydın Rallisi'nde dünyaca ünlü Fransız pilot Jean Ragnotti temsil etti ve güçlü dört çeker otomobillerin arasında ikincilik kazanıldı. Firma için bu çok iyi bir sonuçtu. O yıllarda üretimi ve tanıtımı süren Renault 11 modeli ralli parkurlarında başarılı sonuçlar alıyor, bu da firmanın reklamlarında kendisine sürekli yer buluyordu. Ertesi sene ise Renault'nun diğer Fransız pilotu Philippe Bugalski 34 RN 970 plakalı 11 Turbo ile genel klasmanda birinciliğe ulaştı. Bu sonuç Renault'nun Türkiye'de o seneye kadar kazandığı en iyi sonuç olmuştu. 1991 senesinde Renault Mais takımı rallilerde Nejat Avcı ile Grup N pilotlar şampiyonluğunu kazanırken, rallikros ve tırmanmalarda da şampiyonlukları rakiplerine kaptırmadı. Bu sonuçlar ayrıca takımı o sene Türkiye Markalar Şampiyonu yaptı.
1994 yılından itibaren takımın otomobil parkına Renault 19 modelleri eklendi. Bu otomobillerle takımın pilotları Nejat Avcı ve Rıza Çukurova o senelerde rallilerde F2 klasmanında başarılar kazandı. 1996 senesinden itibaren Renault Mais rotasını yurt dışı parkurlarına çevirerek Avrupa Ralli Şampiyonası'nı takip etmeye başladı. O yılların en ihtişamlı F2 ralli otomobillerinden olan Renault Maxi Megane'ı bünyesine katan ekip, 1997 senesinde Nejat Avcı-Levent Gür ikilisi ile Avrupa Ralli F2 Pilotlar Ralli Şampiyonluğu'nu elde etti. Nejat Avcı'nın bu derecesi halen bir Türk ekibinin yurt dışı rallilerinde kazandığı en büyük başarıdır...
1998 senesinde Dünya Ralli Şampiyonası parkurlarında da yer alan ekip Avustralya ve Yeni Zelanda Rallileri'nde yer aldı. Nejat Avcı'nın aldığı puanlar ile Renault Asya Pasifik Ralli Şampiyonası'nda Markalar Kupası'nı kazandı. 1999 senesi başında ise Renault Mais, kendi bünyesi içinde aldığı karar neticesinde Ralli Departmanı'nı kapattı.
2002 senesine kadar Türkiye'de motorsporları faaliyetlerinden uzak kalan Renault Mais, o yıl Ethem Genim'in sahibi olduğu Performans Organizasyon ile işbirliğine girdi. Bu işbirliğinin sonucunda o sene "Clio Cup" adı altında pistlerde tek marka kupası yapıldı ve oldukça ilgi gördü. 2003 senesinde Clio Cup organizasyonu sürerken, Ethem Genim'in israrlı çalışmaları sonucunda 4 yıldır Levent'de şirkette garajda duran iki Maxi Megane yeniden ralli parkurlarına döndü. Ethem Genim-Atıl Atılgan ikilisi bu otomobil ile Türkiye Ralli A/7 sınıf kupasını aldı. Ayrıca pistlerde de Ethem Genim, İzmit Körfez ve Pınarbaşı pistlerinde tur rekorlarını kırarak A/7 kupasını elde etti. Kazanılan bu başarılardan oldukça memnun kalan Renault Mais, 2004 senesinde firma olarak ralli parkurlarına geri döndü. İki adet Clio Super 1600 yarış otomobili ile mücadele eden ekibin pilotluklarını Ethem Genim ve Burak Çukurova yaptı. 2005 senesinde ekibin yeni pilotu Ercan Kazaz, Türkiye Ralli Super 1600 Pilotlar Şampiyonluğu'nu kazandı.
2006'da ise Renault Mais hedefini yeniden yurtdışı parkurlarına çevirdi. Ekibin bu sefer yeni pilotu ülkemizin en başarılı genç isimlerinden biri olan Fatih Kara'ydı. Kısa adı JWRC olan Dünya Gençler Ralli Şampiyonası'nı takip eden Fatih Kara-Cem Bakançocukları ekibi katıldıkları beş yarışın ardından sezonu 28 ekip arasında 16. olarak tamamladı. Ancak, Renault Mais yıl sonunda tekrar motorsporları faaliyetlerine son verme kararı aldı.
2007 sezonunda Renault takımının Megane Maxi araçlarını satın alan Cem Acar, Türkiye Tırmanma Şampiyonasını kovalamaya başladı. Sezonu kendi kategorisinde şampiyon olarak tamamlayan Acar, 2008 sezonunda da aynı başarıyı devam ettirdi. Sezon içinde, Galip Bilgin ve Kürşat Koçdağ'ın diğer Megane Maxi ile belli yarışlarda katılması sayesinde etaplar renklendi. 2009 sezonunda ise Renault markası, Cem Acar'ın kişisel girişimi ile tarih yazan yarış otomobilleri ile parkura geri dönüyor.
|